PDA

Orijinalini görmek için tiklayiniz : Ağ Çeşitleri...



küçükbalıkçı
08.12.08, 08:38
BALIK AĞI ÇEŞİTLERİ
GIRGIR

Denizlerimizde en fazla balık avlayan bir ağdır. 1915 yılından beri kullanılmaktadır. Gırgırın dalyan, ığrıp ve manyat gibi diğer büyük ağlara üstünlüğü, voli ve dalyan mahallerinde balıkların gelmelerini beklemeyip, uzak sahalarda sürülerin takip edilerek avlayabilmesidir.

Gırgır ile bereketli av yapılır. Bir çekilişte 8 - 10 bin çift torik, 25 bin çift zindandelen ( küçük torik )30 bin çift palamut, 20 - 30 ton uskumru, hamsi, 30- 40 ton küçük boy orkinos tutulduğu çok görülmüştür.

Gırgır ağının avlanacak balığa göre çeşitli tipleri vardır.

1. Torik-Palamut gırgırı,

2. Uskumru gırgırı ( Kolyoz,sardalya,kefal,lüfer de avlar ),

3. Hamsi gırgırı,

4. Orkinos gırgırı dır.

Balık ağları naylon ipliğinden yapılmaya başlandığından beri palamut-torik gırgırının ağ gözleri biraz kör tutularak ayni zamanda uskumru , kolyoz, sardalya gibi balıkları da avlayacak duruma getirilmiştir. ancak bazı takım sahipleri ayrı ayrı ağ kullanmaktadır.

Palamut - Torik - Uskumru gırgırının Örnek olarak tarifi.

Gırgır çok uzun dikdörtgen şeklinde bir ağdır. Mantar - Kurşun yakaları, Tor (= ağ kısmı ) istinga olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Mantar - Kurşun Yakaları .

Torları tesbit eden, üzerinde mantar ve kurşun bulunan iplerdir. İpin kalınlığı 1,5 cm çapında olup bu ipe 20 cm ara ile 17 cm çapında 3-4 cm kalınlığında mantarlar veya plastikten yapılmış aynı ebatta aynı vazifeyi gören araçlar geçirilmiştir. Kurşun yakasının ipi 6 mm çapındadır. Bu yakaya biraz daha ince bir ipe geçirilmiş baş parmak büyüklüğünde 25 cm aralıklarla tesbih taneleri gibi kuşunlar bağlanır. Gırgır ağı bu sayede deniz yüzünden dibe doğru dikey vaziyette durur.

Tor

3-4 cm göz açıklığında oldukça ince esas ağ kısmı olup, yakalara aykırı ve sardon ismi verilen kalınca ağlar vasıtasıyla ve üçte biri pot verilmek suretiyle donatılmıştır. Başka bir deyimle 600 m. uzunluktaki tor 400 m. lik yakaya tesbit edilmiştir.

İstinga

Kurşun yakasına 4-5 kulaç ara ile pirinçten ( Bakır- çinko karışımı ) yapılmış takriben 8-10 cm çapında ince halkalar bağlanır. Bu halkaların ortasından bütün kurşun yakası boyunca sarma tel halat geçirilir. İstinga ismi verilen bu araçlar ağın kurşun yakasının torba ağzı gibi büzülmesine yarar .

Torik- Palamut- Uskumru gırgırının uzunluğu 250-300 kulaç ( takriben 400-500 m ) olur. Yüksekliği avlanma mahallinin veya balığın sudaki seviyesine göre 35 kulaçtan 60 - 70 kulaca kadar değişir. Balıkların inişi sırasında Karadeniz in İğneada dan Ereğliye kadar olan sahil bölgelerinde ve Marmara da 35 kulaç yükseklikte yapılır. Şayet balık açıkta yani 40 kulaç suda olursa bu takdirde yükseklik 50 kulaca kadar çıkarılır. Torik İzmit körfezinde yattığı hallerde 70 kulaç en verimli yüksekliktir.



SADE AGLAR - UZATMA AGLAR
Balıkları solungaç kapakları arasından, başka bir değişle yakalarından avlayan bir ağdır. Uzunluğu, yüksekliği ve göz açıklığı avlayacağı balığın cinsine göre değişir. Mantar yakalarına 4 - 5 donamda bir mantar, kurşun yakalarına yine 3 - 4 donamda bir kurşun konur.
Karadeniz de kullanılan palamut torik uzatma ağlarında kurşun yakası bulunmaz.
ağ ( = tor ) yakalara üçte bir veya yarı yarıya pot verilmek suretiyle ve 10 - 15 kulaçlık parçalar halinde donatılır. Bundan maksat bu parçalardan meydana gelen 50 - 150 kulaçlık bir tonozun kısmen parçalanması halinde, bunların çıkarılıp, yerine 10 - 15 er kulaçlık donatılmış hazır yedeklerinin konularak ağın tekrar atılmaya elverişli olmasını sağlamaktır.
Sade ağların ve fanyalı ağların göz açıklığının ölçüsü, göz kenarlarının ( = dılığlarının ) milimetre uzunluğu ile hesaplanır.
CESiTLERi

ATERİNA AĞI
İSTİRANGİLOS AĞI
İSTAVRİT AĞI
USKUMRU AĞI
LÜFER AĞI
PALAMUT AĞI
TORİK AĞI
SARDALYE AĞI
KALKAN AĞI
ISTAKOZ AĞI

FANYALI AGLAR
Üç katlı bir ağdır. Esas ağ kısmı ( = tor ) fanya ismi verilen gözleri geniş iki ağın ortasına monte edilip, fanyanın göz açıklığının 1 / 4 uzunluğu esas tutularak, hep birlikte yakalara donatılmıştır. Torun enliliği fanyanın bir mislinden başlayarak 1 / 3 ile 1 / 5 ölçüsünde potlu olduğundan, ağ denizde iken vuran balıklar fanyanın içerisinden geçerek toru bir torba haline getirirler, dolayısı ile yakalanmış olurlar.
Fanyalı ağlar yakalanacak balığa göre uzunluk, yükseklik, fanya ve tor gözünün açıklığı yönünden türlü şekillerde yapılır. Öncelikle, ağ gözleri ( = Tor ) küçük olsa da fanyaları sayesinde torikten tekir'e kadar her cins balığı avlarlar. Ancak normalde balığın cinsine göre özel ağını kullanmak icap eder.
Fanyalı ağların mantar yakalarına 4 - 5 donamda bir mantar ve kurşun yakalarına yine 4 - 5 donamda bir; ince ipe geçirilmiş koşma tabir edilen kurşun takılır. Yüksekliği gerek fanya gerekse tor gözlerinin adedi üzerinden hesaplanır. fanyalı ağlar sade ağlarda olduğu gibi 10 - 15 kulaçlık parçalar halinde donatılıp bir birine eklenmek suretiyle tonoz meydana gelir.
CESiTLERi

BARBUYA - TEKİR AĞI

LÜFER AĞI

KEFAL AĞI

MARYA AĞI

PİSİ AĞI

BÜYÜK VOLİ AĞLARI



DALYAN

İlk çağlardan beri, türlü değişikliklerle zamanımıza kadar gelmiş deniz kıyılarında kurulan kapan şeklinde büyük ağlardır.
Ancak sahillerdeki bozulma ( gürültü, ışıklar, yunusların sularımızdan uzaklaşması vb. ) dolayısıyla geçici balıklar kıyıya sokulmadığından artık önemini kaybetmiş bulunmaktadır.
Bir zamanlar Ege denizi, Çanakkale boğazı, Marmara, İstanbul boğazı ve kara denizde 80 e yakın dalyan bulunuyordu. Bu gün sayıları 8 - 10 düşmüş olup, avcılığı da verimsiz duruma gelmiştir.

Geçici balıkları yakalamaya yarayan, kıyı ile bağlantılı dalyanlara örnek olarak aşağıda ŞIRA ve KURT AĞZI tipleri gösterilmiştir.

(resim konacak)


IGRIP
Bu ağında mazisi Romalılara kadar uzanır. Mantar ve kurşun yakaları ( kolları ) torbası olan ve açığa 4 - 5 çifte kayık la atılıp dibe sürtme ile kıyıya çekilen bir ağdır. Iğrıp ın iki kolu olup her birinin uzunluğu voli yerlerinin durumuna göre 50 - 65 kulaç, yüksekliği 9 - 17 kulaç, torbasının boyu 10 - 18 kulaçtır. Tor kısmı yakalara balıkçı tabiri ile, sardon vasıtasıyle, dikine olarak donatılmıştır. Çift kat kurşun yakasına 2 - 2,5 kulaç aralıkla 6 - 8 kiloluk taşlar bağlanmıştır. Ayrıca kurşun yakasına ve ana ağzına ( = torba önü ) 80 cm aralıkla yaprak kurşun sarılmıştır. Torbanın sonunda balıkların birikmesine yarayan kurna bulunur.
Iğrıp ile uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi avlanır. Mürettebatı 11 tayfa, bir reis, bir kıç yoldaşı ( ağ atan ), bir baş taraf palacısı olmak üzere 11 kişidir. Ayrıca kıyıda yardımcı tayfalarda bulunur.
Önceleri Marmara da Palamut - Torik avlamaya yarayan ığrıp da kullanılırdı. Bu gün yerini Gırgır aldığından balıkçılık tarihine intikal etmiştir.
MANYAT
Iğrıpın biraz küçüğüdür. İki tipi vardır. Birisi uskumru, kolyoz, hamsi diğeri de tekir avlamaya yöneliktir. Her ikisinin de torbaları makastan ortasına kadar yoluna ; bundan sonra ana ağzına
( torbaya ) kadar dikine olarak sardon ve kurşun yaprağı ilavesi ile donatılır. Her iki ağın kurşun yakalarında kurşun vardır.
Uskumru manyatının her bir kolu 50 - 65 kulaç, yüksekliği 7 - 13 kulaç, torbası 8 - 14 kulaç boyundadır. Mürettebatı bir reis, bir kıç yoldaşı, altı tayfadır. Ayrıca kıyıda tayfa bulunur.

Tekir manyatının ise her bir kolu 65 - 70 kulaç, yüksekliği 3,5 - 4 kulaç, torbası 7 kulaç boyundadır. Mürettebat bir reis, bir kıç yoldaşı, beş tayfadan oluşur.

Voli mahallerinin bozulması sebebi ile seyrek olarak kullanılmaktadır.



TARLAKOZ

Manyatın minyatürüdür. Beher kolu 25 kulaç, yüksekliği 5 - 7 kulaç, torbası 6 - 8 kulaçtır. Curumlar da kıyılardan uskumru, istavrit, hamsi avlamaya yarar. Kabaca bir sandala istif edilir. İki kişi tarafından kullanılır.


TROLL ( TRAWL )
Balıkçıların trata, yabancı balıkçıların trawl ismini verdikleri ağın mazisi yelkenli gemiler devrine kadar uzanır. Zamanımızda motorlu teknelerle dipte sürütülmek, orta sularda gezdirilmek suretiyle yapılmaktadır. Balıkçılarımız ise sadece dip sürtmesini kullanmaktadır.
Trol kol,ana ağız ve torbadan ibaret bir ağdır. Kollara yakın iplere bağlanan yassı ağaç parçaları, ağın ağızını açık tutar. Uzunluğu 25 metredir. Her nevi dip balıkları avlanır. Ancak mevzuatımız, sahillerimizin 3 mil açığına kadar olan sahalarda ve Marmara Denizinde bu avcılığı yasaklamıştır.